20101109

noktalardan

tümü dudaklarımın arasından üfedim
tüme doğru aktı gitti usul usul
pürüzleri yoktu üzerinde..
hafif nefesler alırsak
havanın nokta nokta ilerleyişini görebiliyoruz..
mucizeleri herkes yaşar..
bazıları tanımlar
tamamlar
ve
yönlendirebilirler ama..

20101107

sonsuz çarpı sonsuz kez.

olumlu çağrışımlar gibi

birin ikiye ikinin dörde dördün sekize...

artana ilerleyen bir evren

zamanın hatırlanan ve unutulan kısımları

unutulan gelecek zaman

hatrı sayılır yapışıklık

birin ikiye ikinin dörde ilerlemesi gibi

öne giden an

önde olan an

hep olan an

hiç olmayan an

bir tohum düşer toprağa ve ilerler işte..

bütünü oluşturan her bir parçanın oluşturduğu sonsuz bütünlük

tümü oluşturan tümler

olmayanı oluşturan hiçler

hiçliğin gözleri

kapalı notaların ilerleyişi

parmaklar kayar

serinlik kalabildiği sürece yüksek..

önce kendini yaratırsın

içinde bulunduğun anı...

zamanda sıkıştın mı hiç ?

ya da başa sardı mı her 3 saniyede bir hayat plağın

tıkanıklığın nedenini bul..

ince ince ayrıştır onu zihninde..

yok et mika kapakları

kır dök ..

incecik bir zar gibi..

plastiğe yakın bir yapısı var..

kırılmaya hazır..

akışı sağla..

endişeyle yola çıkarsan..

med ve cezirlerde endişeyle dolar içinde sıkıştığın naylon poşet..

gök yüzüne çevrilmiş yüzler..

yerde kalanların hali pek yaman..

nerede olduğunu bul.

kendi içinde ara asıl yüzünü..

görüntünün neye benzediğini..

kendini hisset..

sonra içinde bulunduğuna doğru yola çık..

bütünü hatırla..

geçmişi hatırladığın gibi geleceği de öyle..

sıkışıklığa son veren nefes..

yukarı üfleniyor..

insan fabrikasından çıkan ürünleri tat..

doğadan gelenleri de öyle..

hepsinin hikayesini dinle..

mum gibi hissedenler ateşi çağırır.

ateş adamlarla sohbet ettiğimde muma dönüşeceğimi bildiğim gibi..

ateşi seyrettik..

çember hazır..

birden ikiye ikiden dörde doğru ilerleyen gece..

yapış yapış..

yıldızlara baktığında huzur..

huzura baktığında kendini görmek..

içeride bir yerlerde saklanan ışığı aydınlat..

ışığa hatırlat nasıl parlaması gerektiğini..

üzerini kapattığın tozun yaratıcısı sensin..

tozu sil...

ışık parlasın..

bütünü hisset..

kendi bütünlüğünü de öyle..

damarlarında bir yolculuğa çıktığında kalbini daha iyi dinleyeceksin..

kalbinin zemine bıraktığı titreşimleri de öyle..

saatin duvardan gelen gıcırtısı kimin umurunda ki..

zaman akmaya devam ettiği sürece onu yakalamak daha da zorlaşıcaktır..

hatırladıklarını paylaşma güdüsü..

yaşananları paylaşmak..

zamanın önüne geçmişken bu yarışta tekrar yavaşlamak..

diğer durağanları başlangıç çizgisinden bir adım öne taşımak için..

ne için ?

hiçi oluşturan parçaların tanımlanması için..

zorlanmamak..

binlerce kez öldüm..

binlerce farklı şekilde..

olağanı olması gerektiği şekliyle bütünlemenin verdiği uyku..

sayıklamaların hangi cehennemde?

biri bir düzlem yaratır..

uçsuz bucaksız bir sistem..

git gide ilerleyen..

kendinde yarattığına benzeyen..

kendini gör gözlerini kapatarak..

birini tanı..

ilerle ona doğru..

korkusuzca yaklaşırsan sonsuzu tadarsın..

en ufak endişende küle çevirir seni durmak bilmeyen bir zaman sıkışıklığında..

sonsuz çarpı sonsuz kez küle döner..

kır kapakları..

bu kadar zor değil..

inan bana hiç de zor değil..

kazanmak ya da kaybetmek gibi olmayan bir yapışıklık hissi..

çık naylon hayatlardan..

plazmanı tat..

yeni keşifler yarat kendine..

bir an olduğun zemini çevir..

90 derece..

kendini yatay hissetmek bu kadar basit..

zemini hisset..

altındaki boşluğa bak cam bir taban üzerinden..

etrafını sök derisini yüzer gibi mekanın..

kolaylaşan döngünün bitmek tükenmek bilmeyen rahatlığı..

serbest bırak kendini..

akışı hisset

yeni hayatlar yaratmak bizim elimizde...

birden ikiye ikiden dörde gider gibi..

geri çevirmek de bize ait..

bir ölümün tanımı..

her son yeni bir başlangıç..

her parça birbirine bağlı olmasa bütün nerede olurdu ?

20101102

kayalık

*moruk bir kayalık

etrafına toplanan onlarca mermer

kayalık kendini görebildiği kadar gerçek

ve olmak istediği kadar huzurlu

mermerler etrafında olanı biteni görmek istemez

ellerini bile yaratmayana sitem ederler sadece

bir heykeltraş gelir ve mermerlere göz atar

elinden geldiğince hızlı ilerleyip

bir tanesini seçer

uğraşır

uğraşır ve uğraşır

her tükenişin o kayalıktan aşşağıya düşüşünü izler kayalık

sükunet **

*tutarsızlık yaptırımlarının sonuçlarıyla

*karar veremeyen tanrının

*ellerinden düşen kırıntılar gibi akar gider tozları mermerlerin

*kayalık yağmura seslenir

*ağlar gök yüzü

*ağıtlar yakar

*bu sıkışmış bencillikten arda kalan tozu yere serer

*bencilliği gömer oracıkta

*heykeltraş kaçar

*çamura düşe

*kalka

*kaçar

*kalan mermerler endişelerini

*görür

*bazıları fark bile etmeden giden heykeltraşın ardından ağıt yakar

*heykeltraş bencil

*heykeltraş hırslı

*hırs kör etmiş bile algılarını

*mermerler kayalık olur

*kayalık mermer

*hırslılar erir ağlayan gök yüzünün altında

*ama hala mermer kaldıkları için şanslı sayarlar birbirlerini

*bilmezler ki

*o toz akıp gidecek okyanusa



20101101

...

farklı endişesizlik ile, renklerden yola çıkarak hafızaya aralıksız hareketsizlik ile yavaşlayabiliriz. ya da endişe çok hızlı yayılan bir virüs gibi tüm'ü ele geçirebilir. seçim yapmak için çabalamak yerine odaklanmak tüm'ün ele geçirilmesini engelleyebilir..

http://fizy.com/#s/1nak8a

20101031

bir kapıdan geçerken


bahsedebilmek için

uzunca bir süredir

kıçımı yırttığım şey şu ki

olmakta olan

olmuş

olacak olan her şey

her şey büyük tanımdaki her şey

birbirine görünemez zincirlerle bağlanmış gibi.

her bir hareket

her bir düşünce

her bir kırıntının içinde bulunduğu bütünlüğün

tıkır tıkır!

işleyen mekanizması..

düşüncelerin serbest çağrışımla ilerleme üzerine kurulu olan bir evren..

bize ait

bana

sana

ona

ve onlara...

kesişen kümeler gibi iç içe girmiş bir evren..

her bir küme bir evreni temsil ederken büyük bir kümenin içinde kendine özgü yaratılmış sonsuz tanesi..

sınırsızlık ve git gide büyüyen bir olgunun baş rol oyuncularının içinde bulunduğu tanrılar sofrası..

İDRAK!!!!!

bir kapı ve o kapıya giden sonsuz yol...

her bir kırıntının kendi için yaratılmış olan yollar..

bilmeceler

ve saf güzellik ile kendini göstermeye çalışan bir bilinç

plazma kıvamında bile diyebiliriz ona..

bilmecelerin yaratıcısının bulması gereken bilmecelerin cevapları yolu ışıklandıracak..

yolun sonunda bir kapı...

kilitli bir kapı..

kapının önünde binlerce engel..

ego'nun yarattığı sahte bilinç ve huzur halinin kesiştiği gerçeklik..

gerçek huzur...

realite...

bu ilüzyona o kadar bağlı olmasa zihinler..

bu gösterilen görselliğe bu kadar tapınmasalar körü körüne.. .

belki

belki o kapının önündeki engelleri yok edebilme gücünün kendilerinde olduğunu da görürlerdi...

o engeller kalktığında bilmecelerin sonuncusu bekliyor..

kapının önünde...

tüm heybetiyle maddiyatı maneviyatla birleştiren kapının önünde...

somutun soyuta..

insanın öz'e dönüştüğü noktada..

ilk adımda bekliyor..

kişinin bencil istekleri ve arzuları sıkıştırmış olacak ki kendini bu son bilmeceye yaklaşmaktan korkan

son bilmecenin en zedeleyicisi olduğunu düşünenler yolu tamamen karartıp

sömürülen bir yaratılışta

kendi yarattığı evrenleri de hiçe sayarak dönüşüyor..

yakalayamadığı onlarcasını

kendine çekmekten aciz olan bir hale dönüşüyor işte..

kapının varlığından bile haberdar olmak istemeyen

endişeyi hayatlarının bir parçası

hatta ta kendisi olarak görenler ise

erimeye

yavaş yavaş öz'den uzaklaşıp

huzur zannettiklerinde sahteliğe

sahte bir sonsuzluğa adım atmış olacaklar..

savaşmak sandıkları bu yolda

ilerleyebildikleri her yeni an'da

edinecekleri bilgilerden habersiz

edinecekleri evrenlerden habersiz yolu karartıyorlar.. .

ve işte o zaman

yola ulaşamayanlar

uçurumdan düşüyor..

daha önce uçurumdan düşenlerin

zeminde yarattıkları sahte öz'e doğru düşüyor..

tamamen maddi kaygıların hüküm sürdüğü bir evrene adım atıyorlar.. .

barıştan çok uzaklarda

zeminin bile altlarında bir yerlerde sıkışıp kalıyorlar..

sonsuza kadar aranılan bir huzur

ve gerçek sanılandan oluşan binlerce yeni arayışa..

kapının nerede olduğunun endişesi de bu

sahte arayışlardan kaynaklanıyor..

kapıyı bulamayacağından korkarsan...

onu bulamazsın zaten..

sadece odaklanmak

sadece odaklanmak ve zihin sifonunu çekmek gerek maddiyatın üzerine

ve sonra kapıdan geçtikten sonra tekrar maddiyata dönüp onu değiştirebilmek için..

olması gerektiği gibi

zincire bağlı devam etmesi

ve yeni zincirler yaratabilmek için..

işte o kapıdan geçebilenler..

üzerindeki endişeyi

üzerindeki huzursuzluğu

üzerindeki korkuyu

üzerindeki sahteliği

üzerindeki sıkışmışlığı

üzerindeki karamsarlığı

üzerindeki kaousu

üzerindeki negatiflikleri ve yaratılan pozitif sanılan ilüzyonları atanlar yani

bir dalgalanmayı net bir şekilde hissedebiliyor...

SONSUZLUK...

asıl olan her şeyin bilgisine sahip olanlardan oluyorlar.. .

basit ama uygulaması meşakkatli olan bu işlemleri tamamlayanlar

sonsuzluğun büklümsüz saf halini tadabiliyorlar..

sadece tadımlık da kalmıyor bu..

o'na dönüşüyorlar.. .

tekrar gelmek zorunda olmadıkları maddiyata veda ediyorlar..

bilgeliği hatırlıyorlar..

tüm zamanları görüp

zamanı yok ediyorlar işte..

ama bazıları da kapının deliğinden bakıp

gördüklerini yansıtmaya çalışıyorlar..

onlar sadece gözleriyle tattıkları sonsuzluğu

sanki bizzat kendilerininmiş gibi sahiplenip

yaratıcısı olduklarını öne sürüyorlar..

yavaş yavaş emip yolu daha dikenli bir hale getiriyorlar kendileri için..

hayatlarının geri kalanını tasarlayanlar

sonrasını tasarlayanlar ve bu esnada

sınırsız sayıda hayat yaratabilenler

hayat olmayan mekanlar yaratabilenler ve niceleri

yarattıkları tüm bilgeliği

kendi bilgeliklerini

sonsuzluk ile paylaşıyorlar..

zaman daralıyor..

zaman kendi kendini yok etmeden önce onu zihinlerinde yenebilenler

zaman yok olurken

varlıklarını sonsuz bir kararlılıkla sürdürebiliyorlar..

yavaş yavaş yok olmaktansa

hiç var olmamış

hiç yok olmayacak bir hal alıyorlar..

özgür

ve sınırsız bir hal..

kum saatindeki kumların hareketsiz durduğu bir dilimi görebiliyor

kum saatinin akışını seyredebiliyor

aktıktan sonra olacakları görebiliyor

akmaya başladığı önceki anı izleyebiliyor bir hal..

puzzle çözülmeye doğru ilerliyor..

etkileşim halindeki bilinçler

birbirini tamamlayarak büyük parçaya doğru ilerliyor..

tanımlanmış olanın paylaşımı

tanımlamaya çalışanlar için yeni bir kapı yaratılmasına yardımcı oluyor..

bir neden sonuç bulur

yeni bir neden doğar..

sorgulama gücü adına!

yine de tam tanımlayamadım bunun bilincindeyim fakat

görünenin dışında kim olduğumu ve nasıl sona ereceğimi artık çok net bi biçimde görebiliyorum..

yeni ışığın kırıntısını yakalamamın nedeni

bir ışığı tamamen yakalayabilmek..

sonsuz nedenler

sonsuz sonuçlar..

her bir nedenin sonuca giden yolunu yaratan sonsuz zihinler.. .

madiyatla dolu olmasaydı zihinler

belki bilinçlilik halinde kalır

maddi yangınlara maruz kalmadan hatırlayabilirdi ne olduğunu

ne olacağını

ne oluyor olduğunu..

yine anlatmak için yırtılan beynime

bir tas soğuk su dökmeye

sahip olunan sonsuz gücün

inanabilmek ve yaratabilmek yapı taşlarıyla yaratılmış olması adına diyorum ki

bir kapıdan geçerken hatırladığım şeyleri paylaşıyorum

MERHABA!!!

ışıkların arasından seslenebiliyorum geçmiş anlarıma

ben

bir hiç

aynı zamanda

sonsuzluğun ta kendisiyim ..

belki bir ışığının parlamasına neden olabilirsem

ne mutlu bana..

vakit ayırabildiğin için teşekkür ederim…

20101023

huzur gözlüğü

gözlerinde sonsuzluk olacak
hayallerinin huzru gibi
baktığın şey
her şey olacak
bir şeylerin parçalanmasını seyredemeyecek kadar uzak olacaksın onlardan
gözlerini kapatsan da
açsan da
sonsuz olacaksın
yürüdüğün yol da öyle..

20101021

lokomotif

yeni başlangıç

yeni sorumluluklarla beraber gelişini tamamladı..

planlanan düzenliliği bir arada tutmak için

başlangıç ile pekiştirilmesi gerekliydi

ve başlangıç hareketi

tamamlandı.

ritmik

ve

kararlı bir biçimde yol alan bir lokomotif gibi..

raylarını kendi yaratan bir lokomotif..

ilerlerken kararsızlıklara mahal vermeden

çıkarımlar yaparak gerekliliği fark eden bir lokomotif..

ilerler ilerler ve düzenini oturtabilirse

ulaşmak istediği sonsuzluğa ilerleyebilecek

buna hız verebilecek bir rota hazırlanmış bile..

teorikliği ellerine uygulayıp ilerleyebilir ise

sorunlar ve duraksamalar çıkmadan yola devam edebilecek bir sonsuzluk yolcusu işte..

yol tarifini

elektriksel kıvrımlarla idrak etmek

yolu daha belirgin

daha gerçekçi bir hale getiriyor..

ne de olsa

bir hayatı kullanabilmek için

önce onunla ilgili her şeyi bilmek gerekir..

içsel devinim

parlaklığa

parlaklık

yeterliliğe

yeterlilik de

arzulanan saf doğallığa dönüşebilir böylece..

eller ile tarif etmek

duyguları çizgilerle yakalamak için bir başlangıç..

en kararlısı..

en aydınlığı..

hadi bakalım!!!!

çuf çuf çuf..