20101031

bir kapıdan geçerken


bahsedebilmek için

uzunca bir süredir

kıçımı yırttığım şey şu ki

olmakta olan

olmuş

olacak olan her şey

her şey büyük tanımdaki her şey

birbirine görünemez zincirlerle bağlanmış gibi.

her bir hareket

her bir düşünce

her bir kırıntının içinde bulunduğu bütünlüğün

tıkır tıkır!

işleyen mekanizması..

düşüncelerin serbest çağrışımla ilerleme üzerine kurulu olan bir evren..

bize ait

bana

sana

ona

ve onlara...

kesişen kümeler gibi iç içe girmiş bir evren..

her bir küme bir evreni temsil ederken büyük bir kümenin içinde kendine özgü yaratılmış sonsuz tanesi..

sınırsızlık ve git gide büyüyen bir olgunun baş rol oyuncularının içinde bulunduğu tanrılar sofrası..

İDRAK!!!!!

bir kapı ve o kapıya giden sonsuz yol...

her bir kırıntının kendi için yaratılmış olan yollar..

bilmeceler

ve saf güzellik ile kendini göstermeye çalışan bir bilinç

plazma kıvamında bile diyebiliriz ona..

bilmecelerin yaratıcısının bulması gereken bilmecelerin cevapları yolu ışıklandıracak..

yolun sonunda bir kapı...

kilitli bir kapı..

kapının önünde binlerce engel..

ego'nun yarattığı sahte bilinç ve huzur halinin kesiştiği gerçeklik..

gerçek huzur...

realite...

bu ilüzyona o kadar bağlı olmasa zihinler..

bu gösterilen görselliğe bu kadar tapınmasalar körü körüne.. .

belki

belki o kapının önündeki engelleri yok edebilme gücünün kendilerinde olduğunu da görürlerdi...

o engeller kalktığında bilmecelerin sonuncusu bekliyor..

kapının önünde...

tüm heybetiyle maddiyatı maneviyatla birleştiren kapının önünde...

somutun soyuta..

insanın öz'e dönüştüğü noktada..

ilk adımda bekliyor..

kişinin bencil istekleri ve arzuları sıkıştırmış olacak ki kendini bu son bilmeceye yaklaşmaktan korkan

son bilmecenin en zedeleyicisi olduğunu düşünenler yolu tamamen karartıp

sömürülen bir yaratılışta

kendi yarattığı evrenleri de hiçe sayarak dönüşüyor..

yakalayamadığı onlarcasını

kendine çekmekten aciz olan bir hale dönüşüyor işte..

kapının varlığından bile haberdar olmak istemeyen

endişeyi hayatlarının bir parçası

hatta ta kendisi olarak görenler ise

erimeye

yavaş yavaş öz'den uzaklaşıp

huzur zannettiklerinde sahteliğe

sahte bir sonsuzluğa adım atmış olacaklar..

savaşmak sandıkları bu yolda

ilerleyebildikleri her yeni an'da

edinecekleri bilgilerden habersiz

edinecekleri evrenlerden habersiz yolu karartıyorlar.. .

ve işte o zaman

yola ulaşamayanlar

uçurumdan düşüyor..

daha önce uçurumdan düşenlerin

zeminde yarattıkları sahte öz'e doğru düşüyor..

tamamen maddi kaygıların hüküm sürdüğü bir evrene adım atıyorlar.. .

barıştan çok uzaklarda

zeminin bile altlarında bir yerlerde sıkışıp kalıyorlar..

sonsuza kadar aranılan bir huzur

ve gerçek sanılandan oluşan binlerce yeni arayışa..

kapının nerede olduğunun endişesi de bu

sahte arayışlardan kaynaklanıyor..

kapıyı bulamayacağından korkarsan...

onu bulamazsın zaten..

sadece odaklanmak

sadece odaklanmak ve zihin sifonunu çekmek gerek maddiyatın üzerine

ve sonra kapıdan geçtikten sonra tekrar maddiyata dönüp onu değiştirebilmek için..

olması gerektiği gibi

zincire bağlı devam etmesi

ve yeni zincirler yaratabilmek için..

işte o kapıdan geçebilenler..

üzerindeki endişeyi

üzerindeki huzursuzluğu

üzerindeki korkuyu

üzerindeki sahteliği

üzerindeki sıkışmışlığı

üzerindeki karamsarlığı

üzerindeki kaousu

üzerindeki negatiflikleri ve yaratılan pozitif sanılan ilüzyonları atanlar yani

bir dalgalanmayı net bir şekilde hissedebiliyor...

SONSUZLUK...

asıl olan her şeyin bilgisine sahip olanlardan oluyorlar.. .

basit ama uygulaması meşakkatli olan bu işlemleri tamamlayanlar

sonsuzluğun büklümsüz saf halini tadabiliyorlar..

sadece tadımlık da kalmıyor bu..

o'na dönüşüyorlar.. .

tekrar gelmek zorunda olmadıkları maddiyata veda ediyorlar..

bilgeliği hatırlıyorlar..

tüm zamanları görüp

zamanı yok ediyorlar işte..

ama bazıları da kapının deliğinden bakıp

gördüklerini yansıtmaya çalışıyorlar..

onlar sadece gözleriyle tattıkları sonsuzluğu

sanki bizzat kendilerininmiş gibi sahiplenip

yaratıcısı olduklarını öne sürüyorlar..

yavaş yavaş emip yolu daha dikenli bir hale getiriyorlar kendileri için..

hayatlarının geri kalanını tasarlayanlar

sonrasını tasarlayanlar ve bu esnada

sınırsız sayıda hayat yaratabilenler

hayat olmayan mekanlar yaratabilenler ve niceleri

yarattıkları tüm bilgeliği

kendi bilgeliklerini

sonsuzluk ile paylaşıyorlar..

zaman daralıyor..

zaman kendi kendini yok etmeden önce onu zihinlerinde yenebilenler

zaman yok olurken

varlıklarını sonsuz bir kararlılıkla sürdürebiliyorlar..

yavaş yavaş yok olmaktansa

hiç var olmamış

hiç yok olmayacak bir hal alıyorlar..

özgür

ve sınırsız bir hal..

kum saatindeki kumların hareketsiz durduğu bir dilimi görebiliyor

kum saatinin akışını seyredebiliyor

aktıktan sonra olacakları görebiliyor

akmaya başladığı önceki anı izleyebiliyor bir hal..

puzzle çözülmeye doğru ilerliyor..

etkileşim halindeki bilinçler

birbirini tamamlayarak büyük parçaya doğru ilerliyor..

tanımlanmış olanın paylaşımı

tanımlamaya çalışanlar için yeni bir kapı yaratılmasına yardımcı oluyor..

bir neden sonuç bulur

yeni bir neden doğar..

sorgulama gücü adına!

yine de tam tanımlayamadım bunun bilincindeyim fakat

görünenin dışında kim olduğumu ve nasıl sona ereceğimi artık çok net bi biçimde görebiliyorum..

yeni ışığın kırıntısını yakalamamın nedeni

bir ışığı tamamen yakalayabilmek..

sonsuz nedenler

sonsuz sonuçlar..

her bir nedenin sonuca giden yolunu yaratan sonsuz zihinler.. .

madiyatla dolu olmasaydı zihinler

belki bilinçlilik halinde kalır

maddi yangınlara maruz kalmadan hatırlayabilirdi ne olduğunu

ne olacağını

ne oluyor olduğunu..

yine anlatmak için yırtılan beynime

bir tas soğuk su dökmeye

sahip olunan sonsuz gücün

inanabilmek ve yaratabilmek yapı taşlarıyla yaratılmış olması adına diyorum ki

bir kapıdan geçerken hatırladığım şeyleri paylaşıyorum

MERHABA!!!

ışıkların arasından seslenebiliyorum geçmiş anlarıma

ben

bir hiç

aynı zamanda

sonsuzluğun ta kendisiyim ..

belki bir ışığının parlamasına neden olabilirsem

ne mutlu bana..

vakit ayırabildiğin için teşekkür ederim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder