20100928

hayalçarpıntısı

bir hayal kurmaya başlarsın

öncelikle iskeletini oluşturur ilk çizgilerini atarsın

sonra yavaş yavaş etrafında şekillenmeye başlar hayal iskeletin

görselleşmeye başlar ardından..

daha henüz gerçek sanmamışsındır bunu

hala farkındasındır olayın ve " bak böyle de olabilirdi " demelerin devam eder

sonra birden bağımsızlaşır hayal..

kendini yarattığın görüntülerin bir parçası olursun..

ilk olarak kendini dışarıdan görürsün

bir oyun gibi..

sonra birdenbire hayal gerçekleşir ve sen de onu bizzat görür ve hissedersin

rüzgar estirirsin

rüzgarı duyarsın

ürperirsin

ya da serinlersin..

kendi evreninin herşeyi haline gelirsin..

zihnini bir fanusa çevirir

içine de bir hayat sığdırırsın kısa bir sürede

sonra o tek hücreli hayat git gide büyür.

evrene dönüşene kadar büyür..

arasını kendin hesap et işte..

sonra karanlığı renklendirecek oyunlar yaratırsın kendine..

aradığını düşündüğün şeyleri bulursun

dokunursun

hissedersin

gezersin onlarda..

üzerinde yaşarsın

öyle olması gerektiği gibidir ki her şey

gerçek olup olmadığını bile sorgulamadan onu hissedersin..

en kötü olasılıkla kötü giden düğümleri kesersin

ya da yenisini yaratmamak için incelersin

ama olması gerektiği gibi olur herşey..

istediğin gibi.

sonra hayaline ortak olmak isteyenler çıkar..

onlarla paylaşırsın..

gözün açık kapalı farketmeden güvenirsin

senin hayalin

ortaklarca geliştirilerek hayallere dönüşür..

ve o hayale ne kadar çok kişi gerçekten inanırsa

o kadar gerçek olur..

ama biri çıkar..

elini sana uzatır..

o onlardandır ama sen görmek istemediğin için görmezsin

o

hayal hırsızıdır

seni sıkıştırır..

hareketlerini tamamen kısıtlar..

sonra görsellerini çalar ve ortadan kaybolur..

hayal çarpıntısı başlar.

olmaması gereken herşey bir anda oluverir

küfredersin.

sinirlenirsin

kendine kızarsın..

çünkü o hırsızı yaratan da kendinden başka kimse değildir.

uzaklaşırsın hayalinden..

onu renklendirmekten vazgeçersin..

unutulmaya yüz tutar..

bunlar olduğunda vazgeçmek istersin

bir kere daha renklerin grileşmesini izlememek için..

kaybedersin tamamen doğrularını..

işte o zaman geldiğinde

bunlardan vazgeçmemelisin..

yoksa böyle çırpılmış gibi

kelimelerle göz göze gelmemeye çalışırsın

vazgeçme.

tüm renkler karıştığında karanlıklaşır.

daha yeni daha parlak görseller yarat ki

renkleri ayırabilesin

ve

hırsızlar geldiği zaman

hangisini çalacaklarını düşünürken

hunharca kendilerine ve aç gözlülüklerine mağlup olsunlar..

sen gömül tekrar zihnine..

görsellerin ile baş başa..

mutluluğu kendince anlamlandır.

en huzurlusu bu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder