Derin derin nefes al ilk önce..
Rahat hissetmeye başladığında açıklamaları daha net algılarsın
Açıklamalardan nefret ediyorum ya hadi neyse.
Üstüm başım bok gibi sigara kokuyo
Burnum parçalanmak üzere.
Kendimden iğrendim birader.
Soğukmuş hava da , parmağımı içkine sokmamı istermisin..
Soğutur..
Hatırlıyomusun bi çocuk takılmıştı peşimize eve dönerken
Koşa koşa gelmişti arkamızdan sadece yanımızda yürümek istediğini
Zarar vermeyeceğini yahut çıkar için herhangi bir eylemde bulunmayacağını söylemişti
Metrelerce yürümüştük üçümüz
Sohbet etmiştik g e ç m i ş i ve g e l e c e ğ i hakkında..
İkisinin de karanlık.. İkisinin de kör olduğundan yakınmıştı...
Parlak olanın şimdi - şu an - olduğunu söylemişti....
Mantıklı bulmuştum o zaman hatırlıyorum..
Senle hiç göz göze gelmemişti..
Gelememişti...
Sadece benim gözlerime delicesine muhtaç bakmıştı o kadar..
Muhtaciyetten nefret etmemi düşünürken bulmuştum ben de kendimi o bana gözleriyle yalvarırken.
Derin bir nefes almıştı..
Saniyelerce tutmuştu aldığı nefesi..
Sanki ciğerlerini dolduramamış gibi..
Boğulur gibi...
Elini cebine atıp sigarasının kalmadığını söylemişti...
Yol önümüzde uzayıp giderken insanlar bizi seyretmeye başlamıştı bile garip garip..
Sanki farklıydık diğerlerinden..
Onlara benziyorduk anatomik olarak .
Onlar da bize...
Aynı dünyada yaşıyorduk..
Yani eşittik ..
Sözde eşitlik...
Bu fikri uçuşturuyorum zihnimden..
Kocaman bir rahatsızlık var..
Öncelikle onu düşünmeliyim..
Yürümeye devam ediyorduk ki ben hala seninle göz göze gelemediğini fark edene kadar..
Sormuştum o çocuğa hatırlıyor musun ?
"Neden sadece bana bakıyorsun?"
Cevap vermemişti..
Gülümseyerek yürümeye devam etmişti..
Sonra karanlık bir yola girdiğimizi hatırlıyorum yarım yamalak...
Belimin biraz üzerinde bir yanma hissi hatırlıyorum bir de..
Yere yığıldığım ve hafifçe her şeyi anladığımı da öyle...
Gözlerimi açtığımda benim için büyük bir uyanış olduğunu tekrarlayan tiz sesler hala kulaklarımda..
Çocuk senin karanlık yanındı...
Bunu çok iyi biliyorum..
Senin içindeki nefretin dünyevileşmiş hali..
Bencilce ve herhangi bir neden olmadan zarar verme isteğinin nefes alır hali..
Şimdi merak ediyorsundur neden bunları seninle konuşmak için bunca sene beklediğimi..
Neden hala seninle karşı karşıya olduğumu..
Haklısın..
Madem senin yüzünden yürüyemiyorum neden hala sen varsın ?
Ama asıl konuşacağım şey bu değildi seninle..
Derin derin nefes al ilk önce..
Rahat hissetmeye başladığında açıklamaları daha net algılarsın
Açıklamalardan nefret ediyorum ya hadi neyse.
Üstüm başım bok gibi sigara kokuyo
Burnum parçalanmak üzere.
Kendimden iğrendim birader...
Neyse..
Yürüyememe engel olan şey o çocuk değil...
Sensin...
Beni yere kanlar içinde bırakan da sendin...
Çocuk aslında hiç olmadı...
İnsanlar da garip garip konuştuğum kişiyi göremedikleri için baktılar..
Aslında sen de yoktun...
Farkediyorum ..
Netleşiyor bak her şey...
Vay canına..
Sen benim içimdeki nefret hissiydin..
Karanlık taraf...
Şu an aydınlık sayılmam..
Aslında hiç aydınlık sayılmam ama düşün bu karanlıktan bile daha karanlık taraf...
İnsanlar kendimle tartışmamı gördüklerinde garipsediler sadece..
Ama son olarak bir sorum var sana...
Neden bunları olmayan birine anlattın ki .. .
Asıl olmayan benim aslında...
Sen varsın..
Sen hastasın...
Çok hasta....
20100428
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder