Zihnimin ilginç nehirlere ayrılan ufak kanallarında kano yüzdürüyorum
kaç kişilik olduğu bir muamma olan ufacık bir kano.
kürekler yarattığımı varsayarak kürek çeker gibi ilerliyorum
akıntı yapışkan
akıntı balçık kıvamına bürünmek istiyor..
endişelere mahal verdiğim an olabilecekler ise o balçığı solumak zorunda olmaktan da beder
hızlı giden değişimin tünelinde ilerliyorum
yapay ışıklandırmalar yanımdan hızla akıyor
geçip
gidiyor bir önceki zamana
köprüden kayıp
ardımızda kalıyor
gözlerimi ayırmadan gözlemlediğim bir şey olması gerekirken
zihnimin oyuncaklarını ortaya saçmış yaramaz bir çocuk gibi çığırmasını algılayamıyorum
rahatsızlığımın nedeni budur belki
koşarak ilerlememi engelleyen saçılmışlık..
yayılan titreşimler şeffaf kılıyor olanları
oldukları gibi
asıl halleriyle gösteriyor
zamanda donmuş ana baktığımda
tekrar karşılayacağım anda neler olacağından şüphe duymamak gibi..
bazen olacakların görüntüleşmesi
ardından ilerleyen garip yaşamışlık anları gibi kalıveriyor havada
asılı bir halde..
kapıların açılmadığını düşünmek yahut tıkanıklığa veda edememek düşüncesi
oralarda bir yerlerde olan kendimi hiçliğin herşeyliğine ulaşması anını uzatıyor..
öyle uzatıyor ki endişelerimi yenmem
daha hızlı kılacakken durumu daha da uzatıyor..
zaman kayıplarında kara delikler yaratmamın tek nedeni bu işte
karadelikler öyle bir hal alıyor ki
tüm dikkati de emdiğinden sadece ona odaklı kalmayı mecbur kılıyor
düşünceyi bile emiyor haldeyken bükülmeler başlıyor
kişisel tepkilerden kaçınılıp hızlanılması gereken bir an'da
tavan yapan tek'lik düşüncesi kopartıyor bağları
ya da ona uğraşıyor fakat sonra kara delikler daha da hızlanıyor..
kendime zararını göremediğim kara delikler etrafa böyle yansıyor
beni de balçıklılık haline sürüklüyor..
o nehrin etrafı gibi
ama işte bahsettiğim endişenin görgüsü bu sadece
yaşanılacak olanlar değil
ya da yaşanmış olan
sadece o endişenin ağzından olabilecekler..
onun adına konuşmak değil
sadece dile getirmemi istemişti..
tadından bahsetmemi..
kalan akışa bakıyorum da
taneler ağır ağır ilerliyor
az kalınılan bir süreç..
işte endişelerin yenildiği noktada
onlara daha fazla tahammül etmekye çalışmak yahut
kurtulmaya çalışmak için harcanılan zaman da boşalıyor..
yeni düşünceler geliyor o boşalan zaman dilimine..
parçalar oturuyor..
endişesiz zihin
nehrin tüm balçığını berraklığa dönüştürüyor..
sihirli gibi..
falan filan...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder