önce insan formu verdim zihnimde
sonra onunla konuşmaya başladım
beni uzaklaştırmasını farkettiğimde iş işten geçmek üzereydi.
sikik bir bekleyişin ardından
hiç ile anlaşmaya çalışmak yorucu olan kısımdı..
öylesine yoruldum öylesine yoruldum ki
etrafımda olup biteni algılamaya bile üşeniyordum
öyle bir arzuydu ki
teker teker emdi fonksiyonları
sanki vücudumdaki tüm sıvılar çekilmiş
yerine o arzu zerkedilmişti..
ilginç bir terkedişin
ilk sahnesini izliyordum ön koltuktan..
öyle bahsediyordum ki kendime bu bekleyişten
beynimin tüm kıvrımları dolup taşıyordu
gözlerimi kapattığımda görebildiğim tek şey tükenişti..
özlemle beklediğim huzurlu uyanışlar
yerini
her an yenileri eklenen boktan paranoyalara bırakmıştı çoktan..
şimdi onların beni ele geçirişinin son saniyelerinde
kalan son enerjimle tembelliği yenip
kelimelere dönüştürüyorum işte..
en ince ayrıntısına kadar yarattığım
özleyerek bekleyiş isimli antropomorfik endişe canavarına
küçük bir tabut yapıp
toprağı kazarken son ağıtları yakıyordum bile..
artık bu arzu
yerini ağız dolusu küfürlere bırakıyordu..
tabutu gömmeyi düşünürken
ağıtlar tutuşturmuştu ahşabı
hayal edilen
"belki de olabilir"
ana fikirli nehirler akıyordu zihnimden hala..
adanmayı düşündüğüm kocaman bir endişe hayaleti..
kocaman...
nefes alamadığımda
sürekli yaratılan sahteliğe neden aramak yerine
ona gerçek olup olmadığını seçme şansı vermek zorunda kalmama rağmen
"belkide tamamen hayal ürünüyümdür"
diye karmaşık bir sorgulamaya dalıyorum gözlerim kapalı..
bahanelerin sınırsızlığını görmek
bekleme hissini de orospulaştırdı böylece...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder