geldi önce ferahlığın sesi
sonra ardına takılmamız için başka bir ses daha
çağırdı bizi endişeli kanat çırpışlarıyla
yolun yönünü tarif etti kendi dilinde
takıldık peşine
ilerledik
tekrar döndü bize doğru
bir şeyler anlatmaya çalışıyordu
baloncuk kuşlar gibiydi
sular damlıyordu
onun dilinde anlayamadığımızı düşünmememizi istedi
bizden
bunu net bi şekilde anladık
ve sonra düşünmemeye başladık farklılığı
vurgularla anlattı bize hikayesini
etrafımızda uçuşan onca güzelliğe bakarak
ferah huzrun tadını çıkartıyorduk
sonsuz duyguyu gözlemliyorduk aynı anda
tadıyorduk da gözlemlerken
yol bizi
huzursuz bir alana çıkartmadı
hala devam ediyordu dinginlik
hafif hafif melodileşen ferahlık
buranın hikayesini anlatıyordu
etrafımızda yapay olan hiç bir şey yoktu
ne sonradan kazanılmış
ne de en başından beri olan yapaylıktan
iletişime geçtik diğerleriyle
teker teker anlattılar kendi dillerinde bize hikayelerini
anladık çoğunu da..
neredeyse hepsini..
havalandılar biz yaklaşırken diğerleri
yavaş yavaş uçup başka bir yere kondular
hala güzelliklerinden bir şey kaybetmemiş
havada ahengi göstermişlerdi bize
seslendiler bize seslenir gibi birbirlerine
kendi paylaşımlarını da bize ilettiler
beslendiler af dileyerek
devam ettik yolumuza biz de
ama artık bir rehberimiz yoktu
o baloncuk sesli rehber bizi
uyuma hazırlamıştı
ve uyum da tamamlanmıştı işte..
artık dingindik..
anlamak ya da anlayamayacağımızı düşünmekten arınmıştık
herşey o kadar net ve o kadar açıktı ki
güzelliğe hayran kalan gözlerimizi bile bazen iletişim kurmak için kullanıyorduk
uyumu zihinsel olarak tamamladığımız
yahut tamamladığımızı düşündüğümüz şeyi algılamış olduğumuz
apaçık ortadaydı..
şelalenin serinliğine karışıp
susuzluğumuza dönüşüp onu giderebiliyorduk
sonunda döngüyü tamamladık
ve huzurun ferahlığına dönüştük
inanmıyorsan kendi gözlerinle duy..
http://fizy.com/#s/1ly6qr

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder